Oyun oynayan çocuklar nasıl anda kalırlar, kendi yarattıkları gerçekliğe nasıl sonsuz inanç beslerler? Bir yandan bu inancı beslerken bir yandan kendiliğinden kurulan o özgür dünyada oyun oynadıkları gerçeğini nasıl unutmazlar? Bu büyük özgürlük nasıl mümkün olur?
İşte tam buradan hareketle, hayatta oynadığımız roller ne olursa olsun içimizdeki bize yaşam enerjisi veren ve sezgilerimizin kaynağı olan bilge çocukları nasıl hayatımızda daha etkin kılarız dedik ve bu atölyeyi doğurduk. Özümüzdeki o bilge çocuğu baskılamamıza sebep olan; toplumun bizden beklentilerini, başarı hırsımızı, büyürken karşılaştığımız sorunlu ailelerimizi vs. gibi birçok sebebi yavaşça yere bırakıp koşar adım özgürlüğümüze dalmak niyetimiz. Samimi iletişim kurmamızı ve içten davranmamızı sağlayan da yine o çocuktur. Bu noktada psikiyatristler, din adamları ve kadim öğretiler hep bir şekilde içimizdeki çocukla temas kurmamız gerektiğinin altını çizmiştir. Gerçek benliğimizi gizlemeden ve oynadığımız rollerden ibaretmişiz gibi davranmadan hislerimizi, duygularımızı dikkate almak ve kendimize alan açmak adına ilk adımı oyun oynayarak atıyoruz.

Bu atölye ile büyürken unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz oyun oynamanın gücünü kullanarak, var olduğunu bildiğimiz tek zamanda 'an'da kalarak içimizdeki çocuklarla temas kuruyoruz. Çünkü özümüzdeki o bilge çocuk; ilişkilerdeki samimiyetin, fiziksel enerjinin, sağlığın, yaratıcılığın ve şefkatin anahtarını elinde tutuyor. İçimizdeki çocukla temas kurarken ona sarılırken, içimizdeki iç kritik cümlelerimizin kahramanı olan ebeveynlerimizle de barış imzalamak niyetimiz. Çünkü her yanımızla biz şahane bir bütünüz ve yine şahane bir bütünün değerli bir parçasıyız. Bireyin dengelenmesini bütünün hayrı için önemli buluyoruz ve inanıyoruz ki sağlıklı bireylerden sağlıklı topluluklar oluşur. Bu nedenle kurulan ve devam eden çalışma gruplarıyla topluluk oluşturma yöntemlerini, çember adabını ve şiddetsiz iletişim araçlarını kullanmayı deneyimliyoruz.

Yöntem ve Kazanımlar

-Daha önceden belirlenmiş bazı doğaçlama egzersizi oyunlarını kolaylaştırıcı eşliğinde uygulayacağız ve süreç içinde yaptığımız hiçbir şeyin aslında hata olmadığını benliğimizle ilgili değişik noktalara işaret ettiğini anlayacağız.
-Egzersizler temelde düşünmeden hesap yapmadan anın büyüsü içinde hareket etmeyi öğretir niteliktedir. Hiçbir düşünce yahut söylenen hiçbir sözcük yargılanmaz ve üzerinde düşünülmez. Oyunlar oynandıkça kişi kendini ve diğer herkesi koşulsuz kabul etmeye ve sevmeye başlar.
-Egzersizler vücut beyin koordinasyonumuzu geliştirdiğinden birden fazla şeye odaklanma, hızlı karar verme, karşımızdakini dinleme gibi yeteneklerimizi geliştirir.
-Atölyenin son düzlüğü doğaçlama müzik bölümüdür. Burada isteyen enstrümanıyla isteyen ses çıkarabileceği her hangi bir araçla müziğe katılır. Hemen her şey enstrüman olarak kullanılabilir; bir kalem, ağaç dalları, yapraklar, ıslık, sesler, alkış vs. Kendi araçlarınızı getirebilirsiniz. Parçası olduğumuz müziğin gücüyle hiç farkında olmadan iç dünyamızda şifalanması gereken yerlerimizin şifalandığını da gözlemleyebiliriz.
Şimdi oynamak isteyen elimize mum diksin :)

Tarih ve saat: 16 Eylül 2017 / 14:30-17:30
Ücret: 80 TL +KDV (Nefess Yoga Üyelerine 70 TL + KDV)
Kolaylaştırıcı: Özgül Sağdıç

Atölyeye kaydınızı kesinleştirmek için 1 Eylül tarihine kadar atölye ücretini ödemeniz yeterlidir.

Rezervasyon için 0216 550 03 00 nolu numaradan bizi arayabilir ya da aşağıdaki kayıt formunu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.


ÖZGÜL SAĞDIÇ

1983 doğumlu olan Özgül Sağdıç, 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Oyunculuk Bölümünden mezun olduktan sonra iki sezon Ankara Devlet Tiyatrosu’nda birçok oyunda rol aldı. 2004 yılında, Ankara TRT Stüdyoları’nda başladığı seslendirme/dublaj çalışmalarını bugün İstanbul’da halen sürdürmektedir. 2006 yılında İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahneye konan ‘Leyla ile Mecnun’ adlı oyunda Leyla karakterini oynadığı yıllarda, gelen dizi ve reklem filmi teklifleri sonucu mesleki kariyerine televizyonu da dahil etti. 2009 yılında çekimleri Konya’da devam eden bir dizi esnasında Konya Devlet Tiyatrosunda görev yaptı. 2010 yılında doğaçlama alanında en yetkin tiyatro topluluğu olan İstanbulimpro ile tanıştı ve İstanbulimpro-lab ekibiyle bir sezon Doğaçlama Tiyatro yaptı. Bugün ki çalışma yöntemlerinin tohumlarını da o yıllarda attı. 2011 yılında Ayla Algan’la TAL’de(Tiyatro Araştırma Laboratuvarı) Troyalı Kadınlar adlı oyunda yer aldı. 2016 ve 2017'de E.S.E.K (Espri Standartları Enstitüsü Kurumu) Tiyatrosu’nda ‘EX-S’ adlı oyunda oynadı. 2015 yılından beri çocuklarla ve yetişkinlerle Doğaçlama Egzersizleri oyunlarını oynamayı deneyimlemektedir. Bir süredir bu oyunları kullandığı 'BİLGE ÇOCUĞUN ÇAĞRISI' atölyesinde kolaylaştırıcılık yapmaktadır.

2017'de katıldığı Anadolu Sanat Jam'i kampıyla birlikte yolculuğu ve dolayısıyla atölyeleri yeni bir boyut kazanmıştır. Deneyimlediği topluluk oluşturma ve şiddetsiz iletişim araçlarını atölyelerine taşımaktadır.

https://www.facebook.com/bilgecocuguncagrisi/


Etkinlik Bilgiler

  • Yer: Nefess Yoga