2016’nın son aylarında, Tayland’ın kültür başkenti sayılan Chiang Mai’da katıldığım ‘yoğunlaştırılmış profesyonel Tay masajı terapistliği eğitimi’ macerasından bende kalanları, bu şahane ve yorucu sürecin beni sürüklediği düşünceleri paylaşmak istiyorum bu yazılarda. Sanırım başka bir sürü insan gibi ‘Yoga asanalarını çalışıyorum zaten, güzel de bir masaj hem, ben bunu öğreneyim,’ diyerek başladığım bu beş haftalık eğitim sırasında beklediğimden çok daha derin ve uzun bir yolla, bırakın beş haftayı, beş yıla bile sığdırılması zor bir uzmanlaşma süreci isteyen kadim bir şifa sanatıyla karşılaştım. Okulun vermediğini (daha doğrusu beş haftada vermeye gerçekten hiç zamanı olmadığını) düşündüklerimi kendim araştırarak doldurmaya çalıştım. Umarım devamı da gelecek olan bu ilk yazıda şu ana dek anladığım kadarıyla ‘Tay masajı’nın ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Taycada adı (latin alfabesiyle yazıldığında) nuad boran olan bu geleneksel ve kadim beden terapisi, İngilizcede çoğunlukla Thai massage olarak kullanılıyor. Aynı zamanda pasif bir asana çalışması olduğu için (özellikle ülkenin güneyinde tembel yogası deniyormuş) Thai yoga massage diye de geçiyor. Boran kelimesi ‘kadim’ veya ‘klasik’ demek; nuad ise genellikle ‘masaj’ olarak çevrilse de, bizim alıştığımız haliyle masajın ötesinde, bütünsel bir beden çalışmasını ifade etmek için kullanılıyor.

Nuad boran Türkçede bazen ‘Tay masaj’, hatta ‘Thai masaj’ şeklinde kullanılıyor. Ama nasıl Swedish massage’a ‘İsveç masaj’ değil de ‘İsveç masajı’ diyorsak, Thai massage’a da ‘Tay masajı’ demenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Türkiye’de bu kadim çalışma, -birkaçını da iyi ki tanıdığım- güzel insanlar tarafından (masaj salonlarındaki basmakalıp uygulamalarının ötesinde) yaygınlaştırılıyor olsa da yeni sayılabilecek düzeydeyken henüz, doğru bir çeviriyle anılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Ama asıl fikrim, ‘Tay masajı’ çevirisinin de bu kadim şifa sanatının hakkını vermeye yetmediği. İngilizce çevirileri arasından en beğendiğim çeviri olan Thai bodywork, Türkçeye ‘Tay beden çalışması’ veya ‘Tay beden terapisi’ olarak çevirilebilir. Bu yazının kalanında elimden geldiğince nuad boran’ın neden bir masajdan çok bir beden terapisi olduğu fikrinin altını doldurmaya çalışacağım.

Nasıl bir şeydir bu nuad boran, neye benzer? Dışardan bakıldığında, alışageldiğimiz masajlardan en büyük farkı (geleneksel haliyle) masaj masasında değil, yerde bir şiltenin üzerinde ve kıyafetler çıkarılmadan uygulanması. Bedensel rahatlama nuad boran’ın kaçınılmaz bir sonucu, çünkü bu çalışmada tüm beden dikkatlice elden geçiriliyor. Bir nuad boran seansı boyunca pasif esneme hareketleriyle tüm beden açılıyor, çeşitli dokunma, çekme, germe, itme teknikleriyle eklemler hareketlendiriliyor ve Tay tıbbına göre bedenin hareket kanalları olan sen hatları uyarılarak bedende hastalığa neden olan tıkanıklıklar çözülüyor. Tüm bu süreç, bütünsel olarak ve zihin berraklığıyla uygulandığında 1.5 - 2 saat süren, biri pasif diğeri aktif iki bedenin nefesle uyumlandığı, etkileşimli, zarif bir dansa dönüşüyor. Oldukça esnek bir çalışma olduğu için kişinin ihtiyaçlarına, vaktine, yaşına, hastalık veya sakatlıklarına göre uyarlanarak uygulanabiliyor. Ben eğitim sırasında otizmli çocuklara da, seksen-doksan yaşlarındaki insanlara da nuad boran uyguladım. 2 - 3 saatlik de, (bütünselliğini kaybetmekle birlikte) yarımşar saatlik de seanslar verdim. Yine kişinin ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda oldukça yumuşak bir şekilde de, sertçe de uygulanabilecek bir beden terapisi.

Batı tıbbının ve dünya görüşünün yoğun etkisi altında bedenlerimizden iyice uzak yaşar hale geldiğimiz ve bedeni birbirinden ayrı bir parçalar toplamı olarak görmeye alıştığımız için, nuad boran gibi bedene bütünsel yaklaşan terapiler ilk bakışta rahatlamadan öte pek bir işe yararmış gibi gelmeyebiliyor insana. Masaj kelimesini kullanmaktan kaçınmam tam da bu yüzden. ‘Ya şuram fena tutuldu, azcık ovsana’nın karşılığında yapılan şeye masaj diyoruz çoğunlukla. Bu tutukluğun da yalnızca o tutulan kası biraz ovarak (veya iyice hırpalayarak) çözüleceğini, çözülmezse de sonuçta yalnızca bir tutukluk olduğunu düşünüyoruz ve bir hastalığa nasıl yol açabileceğini tahayyül bile edemiyoruz. Sahi, bedendeki bir tutuklukla ciddi bir hastalığın nasıl bir ilişkisi olabilir ki?

Bu sorunun cevabı aslında çok karmaşık değil. Ama öncelikle bedenin, birbirinden bağımsız işleyen sistemlerin basit bir toplamıyla değil, her parçası bir diğerine tamamen bağımlı sistemlerin bir arada çalışmasıyla sağlığını ve canlılığını sürdürdüğünü anlamamız gerekiyor: Bir organ diğerlerinden başka bir işlevde uzmanlaşmış olsa da, sağlıklı işleyebilmesi için diğer organların da kendi işlevlerini yerine getiriyor olmasına ihtiyaç duyar. Anlamamız gereken ikinci şeyse insan bedeninin çok güçlü bir kendini iyileştirme mekanizmasına (hatta bir arada çalışan bir sürüsüne) sahip olduğu. Milyonlarca yıllık evrim (veya Allah’ın lütfu, ya da her ikisi birden -siz bilirsiniz) bedenlerimizi halihazırda bir sürü hayatta kalma mekanizmasıyla donatmış durumda. Bir açıdan bakıldığında, her tür tedavi ve ilacın tüm yaptığı, bu kapasiteyi harekete geçirmek veya ona yardımcı olmaktan başka bir şey değil. Simdi gelelim kas ve eklemlerin hastalıklarla ilişkisine. Tay tıbbının bakış açısına göre kaslardaki tutulmalar ve eklemlerdeki şişlikler bedenin içinde hareket etmesi gereken şeylerin tıkanmasına neden oluyor. Bu tıkanma ister sinir hücrelerine yapılan baskıdan dolayı bir sinir sinyalinin tıkanması olsun, ister kan damarlarına yapılan baskı dolayısıyla bedenin bir bölgesine kan dolaşımının (dolayısıyla oksijen, besin ve hormonların) ulaşmasının engellenmesi veya bambaşka bir beden içi hareket yolunun tıkanması olsun. Hormonlar ve sinir sinyalleri bedenin farklı parçalarının bir arada işlemesini sağlayan iletişim ve kontrol araçlarıdır. Dolayısıyla bu hareket yollarında (Tay tıbbına göre sen hatlarında) kaslardaki tutukluk nedeniyle oluşan bir tıkanma, bedenin düzgün işleyememesine neden oluyor. Bu durum da zamanla ya hastalıkla sonuçlanıyor, ya da varolan bir hastalığı iyileştirmek için bedenin kendi mekanizmalarını kullanamamasıyla.

Üstelik beden farkındalığımız çoğunlukla oldukça az olduğu için bu tıkanıklıkların hepsinin bilincinde de olamıyoruz. Zamanla iyice yerleşen ve fark etmemeye başladığımız bir duruş bozukluğu, alışkanlık haline getirdiğimiz bir asimetri de zamanla aynı şekilde hastalıkla sonuçlanabiliyor. Nuad boran uygulaması, kasların çözülmesi ve eklemlerdeki hareketliliğin geri kazandırılması için kullanılabilecek derya deniz bir teknik ve araç havuzuna sahip. Bir Tay beden terapisti, elinin tüm parmakları, mafsalları, avuç içleri, dirsekleri, kolları, ayakları, topukları ve dizleriyle kişiyi iterek, döndürerek, çekerek, kaldırarak, burarak, gererek, kişinin bedenini gündelik hayatta kullanmadığı şekillere sokarak ve esneterek kas ve bağ dokularındaki tıkanıklıkları açıyor. Bu süreç ihtiyaca ve arzuya göre kimi zaman oldukça yumuşak, kimi zamansa (tabii her zaman kişinin kasılarak tepki vermesiyle sonuçlanmayacak miktarda olmak kaydıyla) daha acılı olabiliyor. Kaslar ve bağ doku açılıp bedenin daha derin katmanlarına ulaşmayı mümkün kıldıkça da sen hatları uyarılarak beden içi hareket geri kazandırılıyor. Burada birbirini besleyen karşılıklı bir süreç var; kaslar ve eklemler açıldıkça sen hatlarındaki tıkanıklıklar çözülüyor, sen hatları uyarılıp hareketlilik sağlandıkça da kas ve eklemlerdeki gerginlik ve şişiklikler açılıyor. Bu süreci gürül gürül akan bir ırmağın önündeki engelleri parçalayarak aşması gibi veya uyarılarak harekete geçen kan dolaşımının kaslarda birikmiş laktik asidi uzaklaştırması olarak düşünebilirsiniz.

Tay tıbbına göre bedende birbirinden farklı yerlerde başlayıp farklı yerlerde biten on temel sen hattı bulunuyor. Tay tıbbı Asya’daki diğer geleneksel tıp sistemleriyle de (Hindistan, Tibet, Çin gibi) etkileşmiş ve onlara benzer şekillerde, deneme yanılmaların birikerek oluşturduğu ve sağalttığı binlerce yıllık (en az bir binyıllık) bir deneyimsel bilgi toplamına dayanıyor. Bu deneylerin sonucundaysa hangi sen hattındaki tıkanıklığın hangi hastalıkla ilişkili olabileceğinin bir haritası ve bu tıkanıklıkları açmak için kullanılacak protokoller çıkmış ortaya… Dolayısıyla nuad boran, genel bir beden terapisi olarak uygulanabildiği gibi, kişinin şikayetlerine göre belirli sen hatları uyarılarak özelleştirilebilecek de bir uygulama.

Bütünsel olarak uygulanan bir nuad boran seansı genel bir rahatlama sağlıyor sağlamasına, ama bu şifa sanatının asıl amacı beden içi hareketi uyararak halihazırda varolan veya zamanla gelişmesi olası bir hastalığın iyileşmesi için bedenin düzgün çalışmasını sağlamak. Rahatlamayı da sadece zihnimizdeki yansıması üzerinden düşünmek yerine bedensel sağlığın önemli bir parçası olarak görmeye başlamamız gerekiyor belki de artık. Mesela stresin hastalığa neden olabilmesi, yalnızca zihinsel bir durum olmamasından da kaynaklanıyor. (Gergin olduğunuz bir an bedeninizde nereleri farketmeden kastığınızı düşünün.)

Nuad boran’ı yalnızca bir masaj değil, bir beden terapisi yapan nedenler bu yazdıklarımla da sınırlı değil. Uygulama kişiye kendini teslim etmeyi de öğrettiği için bir anlamda bir yin yoga veya bir meditasyon çalışması olarak da görülebilir diye düşünüyorum. Nuad boran’ı bir beden terapisi yapan başka bir neden de batılılara pek bahsedilmeyen ve öğretilmeyen, kendi araştırmalarımla (neyse ki Tayca öğrenmeme gerek kalmadı :) ) bulup yavaş yavaş sindirmeye çalıştığım Tay tıbbının diğer parçaları ve dayandığı element kuramı. Önümüzdeki yazılarda nuad boran’ın Tay tıbbı içindeki yerinden, tarihinden, Budizmle ilişkisinden ve element kuramından yine anladığım kadarıyla ve elimden geldiğince bahsetmeye çalışacağım.

Yazar: Yağmur Kutlar

Mimarlık Fakültesinde eğitim görürken ve bitirdikten sonra “kendine yeterlilik” konusuna olan ilgimle hem ekoloji hem de beden çalışmalarına yönelmeye başladım. Bir yandan sürdürülebilirlik ve kendine yeterlilik üzerine yazılar yazıyor ve mimarlık alanında bir dernekle “sosyal mimarlık” üzerine çalışmalar ve projeler yapıyorum.
Basit ve kendine yeterli hayatı arama yolunda, yoga ve meditasyon pratikleri ile kendi sınırlarımı keşfetmek ve olanı olduğu gibi kabul etmenin iyileştirici gücü...

Yorum Yaz:

(opsiyonel)